Mahsuni Gül:  2. ABDÜLHAMİT DÖNEMİNDE ERMENİLERİN MALLARININ GASP EDİLMESİ

Gasp kültürü bizim coğrafyamızda özellikle sürekliliği olan ve altı çizilmesi gereken ve günümüze uzanan önemli bir konudur. Gaspta ayırım yoktur. Kimse güvencede değildir.

Gerek 2. Abdülhamit döneminde, gerekse İttihat Terakki Cemiyeti döneminde de tam bir gasp kültürü hüküm sürmüştür. Cumhuriyet dönemi de bu uygulamadan / süreklilikten azade değildir. [1]

Cumhuriyet döneminde bu uygulamayı özenle ve bir oya titizliğiyle işlemiştir. Bu titizliği ve özeni daha ilk mecliste TBMM’nin İTC’den gelen ve Kemalist dönemde ölene kadar mebusluğa devam eden Hasan Fehmi Bey (Ataç) açıkça ifade eder; “Maliye Bakan Vekili Hasan Fehmi Bey’in 15 Nisan 1923’te, yeni Emval-i Metruke Kanunu görüşülürken sarf ettiği sözler bu bakımdan çok anlamlıdır.[2] 20 Nisan 1922 tarihli Tasfiye Kanunu’nu kastederek, bu kanunun hukuk nazariyati içerisinde kılı kırk yararak tagayyüb eden [kaybolan] eşhasın hukukunu temin etmek amacıyla yapıldığını söyleyen Bakan, biz burada iki, üç senedir [20 Nisan 1922 tarihli] Emvali metruke kanununu esasatı hukukiyemizin en ince ve rakik noktalarını dahi nazarı dikkate almak üzere çıkardık demektedir.” [3] Hasan Fehmi 17 Ekim 1920 günlü gizli celsedeki konuşmasında altını çizdiği; “Neden katillik unvanını nefsimize izafe ettik” [4] sorusunun cevabı Ermeni mallarına çökmenin gerekçesi olduğu kadar, Ermeni Soykırımının da itirafıdır.

Gaspın yani Ermeni mallarının üstüne oturma ile ilgili kanunları oya gibi işlemenin şifresini çözen Taner Akçam ve Ümit Kurt’un “Kanunların Ruhu” çalışması bu konuda ibret vericidir.

Söylediklerimizi temellendirmek için birbirini tamamlayan iki belgeyi okurlarla paylaşıyoruz. Belgenin ilki 2. Abdülhamid dönemde gasp edilen Ermeni mülklerine ilişkin Patrikhanenin Raporu diğeri ise Ermenilerin mallarının gaspedilmesine yol veren 2. Abdülhamid’in İTC tarafından gasp edilen mallarının iadesini isteyen 2. Abdülhamit’in zevcesi (Eş) Naciye Hanım tarafından Harbiye Nazırı Mahmut Şevket Paşa’ya hitaben yazılmış mektubudur [5]. Olay,  tam da Çalma kapıyı çalarlar kapını! vecizesini doğrular niteliğindedir.

İlk belge 1327 R (1911) tarihinde D. Doğramacıyan Matbaasında basılan Anadolu’nun muhtelif yerlerinde gasp edilmiş emlak ve arazi hakkında Ermeni Patrikhanesi’nce oluşturulan özel komisyon tarafından düzenlenen raporları içermektedir.

İkinci belge ise, Sultan 2. Abdülhamit’in eşi Naciye Hanım tarafından Harbiye Nazırı Mahmut Şevket Paşa Hazretlerine hitaben yazılmış el konulan menkullerin iade edilmesi hakkında 13 Mart 1328 tarihli mektubunu içermektedir.

Aşağıda da görüleceği üzere ilk belge, ikinci belgeden çok daha detaylı bilgileri içermektedir.

Her iki belgede yer alan hususlara değinmeden önce kısaca zapt edilmiş Ermeni kiliselerine, manastırlara, mezarlıklara ve kiliselere ait gasp edilmiş emlaklara ve Naciye Hanım tarafından İttihat Terakki’ye gönderilen mektuba değinmekte yarar var.

Gasp ve zapt edilmiş Ermeni kiliselerine ve manastırlara değinen kaynaklar az da olsa vardır.

Bu kaynakların içerisinde Sait Çetinoğlu’nun “Exterminators Yok Ediciler ve Erdemli Müslümanlar” başlıklı çalışmasını [6], Marcel Leart’ın (KrikorZohrab) “Belgelerin Işığında Ermeni Meselesi” başlıklı çalışmasını [7], Lepsius’un “Ermenistan Ve Avrupa” başlıklı çalışmasını [8],  P. F. Charmetant’ın “Ermeni Katliamları Ve Raporu 1894 – 96 İstanbul’da Görevli Altı Büyükelçiliğin Ortak Hazırladığı İstatistik” başlıklı çalışmayı [9] ve Arsen Yarman’ın “Palu – Harput 1878” başlıklı çalışmasını [10] özellik ile anmak gerekir. Bu kaynaklar gasp edenleri ve gasp edilenleri kapsadığı gibi, Ermeni mallarının gaspı ile ilgili çeşitli kuruluşların ve uluslararası komisyonların raporlarını da ihtiva etmektedir.

Fakat, gasp ve zapt edilmiş Ermeni mezarlıklarına değinen kaynaklar Armaveni Miroğlu’nun “Pangaltı Ermeni Mezarlığı (Surp Hagop)” [11] dışında deyim yerinde ise hiç yoktur.

Belgede yer alan gasp ve zapt edilmiş Ermeni mezarlıkları ile ilgili bu bilgiler bu bakımdan hakikaten de çok önemli bilgilerdir.

İlk belgede Arazi komisyonunun 2 raporuna, Komisyonun görüş ve tavsiyelerine, zapt edilmiş Ermeni kiliselerine, manastırlara, mezarlıklara ve kiliselere ait gasp edilmiş emlaka yer verilmiştir.

Ermeni kiliseleri Kürtler ve Türkler tarafından zorla zapt edilmiş ve camilere dönüştürülmüştür. 

Bir halkın ibadethanelerinin ve mezarlıklarının zor ile zapt ve gasp edilmesi nasıl ki dün de kabul edilemez bir durum ise bugün de kabul edilebilir bir durum değildir.

Neresinden bakılır ise bakılsın uygulanan bu vahşet, zulümdür ve soykırımdır.

Arazi Komisyonu’nun “Ziyaretgahlar, ibadethaneler ve kiliseler terk edilmiştir. Bazı yerlerin kilise ve manastırları dahi gasıpların eline geçmiştir. Hatta bazıları bütünüyle yok edilmiş ve tahrip edilmiştir.” belirlemesi her şeyi ziyadesi ile özetlemektedir aslında.

Ermenilerin ziyaretgahları, ibadethaneleri ve kiliseleri terk edilmiş, bazı yerlerin kilise ve manastırları gaspçıların eline geçmiş ve bazıları bütünü ile yok edilmiş ve tahrip edilmiş ise kimbilir Yezidilerin, Asurilerin, Süryanilerin, Alevilerin inanç merkezleri ne olmuştur?

Her iki belgede esasen birbirlerini tamamlayan belgelerdir.

Çünkü yukarıda da ifade edildiği gibi Ermeni malları söz konusu olunca 2. Abdülhamit dönemide ve İttihat Terakki Cemiyeti dönemide tam bir gasp kültürüne dayanmaktadır.

Belgeler okunduğunda görülecektir ki devlet ve Kürtler Ermeni arazilerinin mülklerini zapt etmişler ve İttihat Terakki Cemiyeti de, hanedanın mülküne ve birikimlerine el koymuştur.

Makalenin bu bölümünde Anadolu’nun muhtelif yerlerinde gasp edilmiş emlak ve arazi hakkında Ermeni Patrikhanesi’nce oluşturulan özel komisyon tarafından düzenlenen raporlara değinilecektir.

Raporlar çok kapsamlı ve detaylı bilgiler içerdiği için makalenin bu bölümünde sadece zapt edilmiş kiliselere, manastırlara, mezarlıklara ve Kiliselere ait gasp edilmiş emlaklara değinilmeye çalışılacaktır.

Zapt edilmiş Ermeni kiliseleri çeşitli yerlerde bulunan 27 kiliseyi içermektedir.

“1. Diyarbakır — Farkin (Silvan). Ermenilerin eski kilisesi 1894 tarihinde Kiğbı Sadık ve Hatip tarafından zorla zapt edilmiştir.

2. Diyarbakır — Cezire. Eski kilisenin yarısı, 1870’ten beri mevcut olup 1899 tarihinde Yakup tarafından zorla zapt edilmiştir. Tapu senedi mülk sahibinin elindedir ve tapu senedi çıkarılmıştır.”

Listenin devamı vardır.

Zaptedilmiş Manastırlar da çeşitli yerlerde bulunan 13 Manastırı içermektedir:

“1. Diyarbakır — Lice. Mağabeymus [Surp Mağak Manastırı] ile bağlantılı arazilerin mali olduğu ve devletçe tasdik edildiği, hatta arazilerdeki mahsullerden vergi alındığı halde, 1896 tarihinde askerler manastıra el koymuştur. Mesele henüz kesin bir çözüme kavuşturulmamıştır.

2. Diyarbakır — Arğani-Azgil. Bugün harap haldeki Surp Nişan Manastırı, Mahmut oğlu Kasım Ağa tarafından zorla zapt edilmiştir.”

Bu listenin de devamı vardır.

Zapt edilmiş Mezarlıklar da çeşitli yerlerde bulunan 16 Mezarlığı içermektedir:

“1. Erzincan — Urmak. Bir mezarlık, 1896 tarihinde Kipili Türkler tarafından zorla zapt edilmiştir.

2. Erzincan — Kaç. Mardak. Mezarlığın bir kısmı, 1895 tarihinde Yusuf tarafından zorla zapt edilmiştir.”

Bu listenin de devamı vardır.

Kiliselere ait gasp edilmiş emlaklar ise çok daha fazladır:

“1. Diyarbakır — Lice. Mağabeymus Manastırı emlakından manastırın bağlantılı 5 parça arazi, 2 su değirmeni, 50.000 zira [ölçü birimi] büyüklüğünde orman, Lice civarındaki köylerde 14 parça arazi. 1896 tarihinde genel olarak zorla zapt edilmiştir.

2. Palu — Cab. Meryem Ana Manastırı’na ait arazi, 1896. Şerif Said vs. 3.”

Bu listenin de devamı vardır.

Dipnotlar:

[1] https://www.international.ucla.edu/armenia/stolenarmenianproperties.

[2] TBMM, TBMM Zabıt Ceridesi , Devre I, İçtima senesi 3, Cilt 29, TBMM matbaası, Ankara, 1961, s 161

[3] Taner Akçam Ümit Kurt Kanunların Ruhu Emval-i Metruke Kanunlarında Soykırımın İzini Sürmek İletişim Yayınları 2012 İstanbul Sayfa 82.

[4] https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/GZC/d01/CILT01/gcz01001085.pdf. s. 177.

[5]İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kütüphaneler ve Müzeler Müdürlüğü Atatürk Kitaplığı

 Bel_Osm_0.00811.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kütüphaneler ve Müzeler Müdürlüğü Atatürk Kitaplığı Bel_Mtf_048221.

[6] Sait Çetinoğlu Exterminators Yok Ediciler ve Erdemli Müslümanlar Peri Yayınları İstanbul Kasım 2011.

[7] Marcel Leart (KrikorZohrab) Belgelerin Işığında Ermeni Meselesi İletişim Yayınları İstanbul 2015.

[8]Lepsius Ermenistan Ve Avrupa F. Payot Kütüphane – Yayınevi 1896.

[9] (Haz.) P. F. Charmetant (Çev. Mehmet Baytimur) Ermeni Katliamları Ve Raporu 1894 – 96 İstanbul’da Görevli Altı Büyükelçiliğin Ortak Hazırladığı İstatistik Peri Yayınları 2012.

[10] Arsen Yarman Palu – Harput 1878 Belge Yayınları İkinci Basım İstanbul Nisan 2015.

[11] Armaveni Miroğlu, Pangaltı Ermeni Mezarlığı (Surp Hagop), https://tarihvetoplumlar.com/armaveni-miroglu-pangalti-ermeni-mezarligi-surp-hagop-mezarligi/